TÜRKİYE FATF 5. TUR KARŞILIKLI DEĞERLENDİRME RAPORU HAKKINDA BİLGİ NOTU
Mali Eylem Görev Gücü (Financial Action Task Force – “FATF”) tarafından Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele sistemini değerlendiren 5. Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu (“Rapor”), 23.09.2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Rapor, Türkiye’nin 11-28.11.2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen yerinde inceleme tarihi itibarıyla FATF’nin 40 Tavsiyesine teknik uyumunu ve mevcut sistemin uygulamadaki etkililiğini değerlendirmekte; geliştirilmesi gereken alanları ve Türkiye’nin önümüzdeki 3 yıl içinde yerine getirmesi beklenen temel aksiyonları ortaya koymaktadır.
FATF değerlendirmesine göre Türkiye, 40 Tavsiyenin 38’i bakımından “Uyumlu” veya “Büyük Ölçüde Uyumlu” seviyesinde bulunmaktadır. Etkililik bakımından değerlendirilen 11 Kısa Vadeli Hedefin (Immediate Outcome – “IO”) 3’ünde “Önemli Ölçüde Etkili”, 8’inde ise “Ilımlı Ölçüde Etkili” olarak değerlendirilmiştir. Türkiye, değerlendirme sonucunda geliştirilmiş takip (enhanced follow-up) sürecine alınmış olup ilerleme durumu FATF tarafından takip edilecektir.
Aşağıda Rapor’un öne çıkan tespitleri ve Türkiye bakımından belirlenen temel aksiyonlar özetlenmektedir.
Türkiye 40 FATF Tavsiyesinin 38’inde Uyumlu veya Büyük Ölçüde Uyumlu Bulundu
FATF, ülkelerin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadeleye ilişkin hukuki ve kurumsal altyapısını 40 Tavsiye üzerinden değerlendirmektedir.
Rapor kapsamında Türkiye; 40 Tavsiyenin 14’ünde “Uyumlu” (Compliant), 24’ünde “Büyük Ölçüde Uyumlu” (Largely Compliant) ve 2’sinde “Kısmen Uyumlu” (Partially Compliant) olarak değerlendirilmiştir. “Uyumsuz” (Non-Compliant) olarak değerlendirilen herhangi bir Tavsiye bulunmamaktadır. Kısmen uyumlu bulunan 2 alan, kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin hedef mali yaptırımları (Targeted Financial Sanctions – “TFS”) düzenleyen 7 Nolu Tavsiye ile kar amacı gütmeyen kuruluşlara ilişkin 8 Nolu Tavsiyedir.
FATF’nin 2019 tarihli bir önceki karşılıklı değerlendirmesinde Türkiye 11 Tavsiyede uyumlu, 17 Tavsiyede büyük ölçüde uyumlu, 10 Tavsiyede kısmen uyumlu ve 2 Tavsiyede uyumsuz olarak değerlendirilmişti. Rapor, sonraki takip döneminde yapılan değişiklikler sonucunda Türkiye’nin teknik uyum seviyesinde önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koymaktadır.
Türkiye 11 Etkililik Hedefinin 3’ünde “Önemli Ölçüde Etkili”, 8’inde “Ilımlı Ölçüde Etkili” Olarak Değerlendirildi
FATF’nin değerlendirmesi yalnızca mevzuatın uluslararası standartlarla uyumunu değil, mevcut hukuki ve kurumsal çerçevenin uygulamada ne ölçüde etkili olduğunu da kapsamaktadır.
Bu kapsamda Türkiye; risklerin değerlendirilmesi, koordinasyon ve politika oluşturulmasına ilişkin IO.1, uluslararası iş birliğine ilişkin IO.2 ve mali istihbarata ilişkin IO.6 bakımından “Önemli Ölçüde Etkili” (Substantial Effectiveness) olarak değerlendirilmiştir.
Finansal sektör ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının denetimi ve önleyici tedbirler, finansal olmayan sektörlerin denetimi ve önleyici tedbirler, şeffaflık ve gerçek faydalanıcı tespiti, suç gelirlerinin aklanmasına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar, malvarlığının geri alınması, terörizmin finansmanına ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar ile terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin önleyici tedbirler ve mali yaptırımlar bakımından ise Türkiye “Ilımlı Ölçüde Etkili” (Moderate Effectiveness) olarak değerlendirilmiştir.
MASAK’ın Mali İstihbarat Kapasitesi ve Kurumlar Arası İş Birliği Güçlü Bulundu
Rapor’un olumlu değerlendirmelerinden biri Türkiye’nin mali istihbarat altyapısına ilişkindir. FATF, MASAK’ın mali istihbaratın alınması, analiz edilmesi ve ilgili kurumlara iletilmesinde merkezi ve etkili bir rol üstlendiğini belirtmiştir.
MASAK’ın şüpheli işlem bildirimleri ve sınır ötesi bildirimler dahil 300’den fazla veri tabanına doğrudan erişiminin bulunduğu; bu altyapının suç gelirlerinin aklanması, bağlantılı öncül suçlar ve terörizmin finansmanına ilişkin soruşturma ve kovuşturmaları destekleyen nitelikli mali istihbarat üretilmesine imkan sağladığı değerlendirilmiştir. Yetkili makamların MASAK tarafından üretilen istihbaratı sistematik ve etkili biçimde kullandığı, bununla birlikte bazı raporların hazırlanmasında gecikmeler bulunduğu da Rapor’un tespitleri arasındadır.
FATF ayrıca Türkiye’de MASAK, kolluk kuvvetleri ve diğer yetkili kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlü olduğunu; uluslararası iş birliği bakımından da karşılıklı adli yardımlaşma, kolluk kuvvetleri ve mali istihbarat birimleri arasındaki bilgi paylaşımı ile ortak soruşturma mekanizmalarının etkin şekilde kullanıldığını belirtmiştir. Bununla birlikte, özellikle yurt dışında bulunan suç varlıklarının tespit edilmesi ve geri alınmasına yönelik uluslararası iş birliğinin daha sistematik kullanılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Finansal Kuruluşlar ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Uyum Süreçlerinde Geliştirilmesi Gereken Alanlar Tespit Edildi
FATF, Türkiye’de finansal kuruluşların lisans edinmesine ilişkin kapsamlı bir çerçeve bulunduğunu ve finansal kuruluşlar ile kripto varlık hizmet sağlayıcıların risk bazlı yaklaşımla denetlendiğini belirtmiştir. Özellikle yüksek riskli kuruluşlara yönelik yerinde ve uzaktan denetimlerin önemli ölçüde arttığı değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte Rapor, finansal kuruluşlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıların suç gelirlerinin aklanması risklerini genel olarak güçlü biçimde anlamalarına karşın, bankacılık sektörü dışındaki sektörlerde terörizmin finansmanı risklerine ilişkin farkındalığın daha sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca siyasi nüfuz sahibi kişilerin (Politically Exposed Persons – “PEP”) tespiti ve izlenmesinin yalnızca kısmen etkili olduğu ve şüpheli işlem bildirimlerinde uygulamaya ilişkin eksikliklerin devam ettiği belirtilmiştir. Yüksek riskli bazı sektörlerde terörizmin finansmanına ilişkin şüpheli işlem bildirimlerinin düşük seviyede kalması da FATF tarafından geliştirilmesi gereken alanlardan biri olarak değerlendirilmiştir.
FATF’nin 3 yıllık yol haritasında bu doğrultuda finansal kuruluşlar ile kripto varlık hizmet sağlayıcıların terörizmin finansmanı risklerini ve risk azaltıcı tedbirleri daha iyi anlamalarının sağlanması; şüpheli işlem bildirimi, PEP yükümlülükleri ve müşteri durum tespiti dahil AML/CFT yükümlülüklerine uyumun güçlendirilmesi ve ciddi veya sistematik ihlaller bakımından yaptırımların orantılı ve caydırıcı şekilde uygulanması istenmiştir.
Avukatlar, Noterler ve Diğer Finansal Olmayan Meslekler Bakımından Denetimin Güçlendirilmesi Bekleniyor
Rapor, belirlenmiş finansal olmayan iş ve meslek gruplarının (Designated Non-Financial Businesses and Professions – “DNFBP”) denetiminde de geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu ortaya koymaktadır.
FATF’ye göre kıymetli maden ve taş ticareti yapanlar, emlak işletmeleri ve muhasebeciler gibi yüksek riskli sektörlerde risk bazlı denetim uygulanmakla birlikte avukatlar ve noterler üzerindeki denetim sınırlı kalmakta ve bu sektörlerdeki bazı kuruluşların taşıdığı risklerle yeterince uyum göstermemektedir. Finansal olmayan sektörlerde suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı risklerine ilişkin anlayışın geliştirilmesi, şüpheli işlem bildirimleri ile iç kontrol süreçlerindeki eksikliklerin giderilmesi de Rapor’un üzerinde durduğu alanlar arasındadır.
FATF, Türkiye’den finansal olmayan sektörlerin risk anlayışını ve AML/CFT yükümlülüklerine uyumunu güçlendirmesini, denetim kapasitesini artırmasını ve özellikle avukatların maruz kaldığı suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmesini istemektedir. Hukuk ve muhasebe alanlarında yüksek risk taşıyan kuruluşların düzenli olarak denetlenmesi de 3 yıllık yol haritasındaki temel aksiyonlardan biridir.
Gerçek Faydalanıcı Bilgilerinin Doğruluğu ve Güncelliğinin Güçlendirilmesi Gerekiyor
FATF, Türkiye’nin tüzel kişilerin suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı amacıyla kötüye kullanılmasını önlemeye yönelik önemli tedbirler aldığını; Ticaret Sicili, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ve gerçek faydalanıcı bilgilerinin bildirilmesine ilişkin çok katmanlı yapının bu alandaki olumlu unsurlar arasında bulunduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte gerçek faydalanıcı bilgilerinin tutarlı biçimde doğru ve güncel tutulması bakımından önemli geliştirmelere ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmiştir. FATF özellikle gerçek faydalanıcının kimliğinin ve bildirilen kişinin gerçekten nihai faydalanıcı olup olmadığının risk bazlı ve sistematik yöntemlerle doğrulanmasının güçlendirilmesini istemektedir. Yükümlüler tarafından bildirilen tutarsızlıkların daha etkin şekilde değerlendirilmesi ve gerçek faydalanıcı sicilindeki verilerin yetkili makamlar tarafından daha yaygın kullanılması da yol haritasında yer almaktadır.
Yüksek Riskli Öncül Suçlara İlişkin Kara Para Aklama Soruşturmalarının Önceliklendirilmesi İsteniyor
Rapor, Türkiye’nin karmaşık kara para aklama soruşturmaları yürütme ve suç ağlarını ortaya çıkarma kapasitesine sahip olduğunu, ayrıca önemli sayıda kara para aklama ve öncül suç soruşturması, kovuşturması ve mahkumiyetinin bulunduğunu belirtmektedir.
Bununla birlikte Türkiye’nin finansal sisteminin büyüklüğü, transit ülke konumu, nakit kullanımının yaygınlığı ve kayıt dışı ekonominin boyutu nedeniyle dolandırıcılık dışındaki yüksek riskli alanlarda daha fazla operasyonel çalışmaya ihtiyaç bulunduğu değerlendirilmiştir. Özellikle profesyonel kara para aklama faaliyetleri, tüzel kişilerin kötüye kullanılması ve sınır ötesi para ve mal hareketleri bu kapsamda öne çıkmaktadır. FATF ayrıca devam eden 7.248 kovuşturma ve 6.085 mahkumiyet dosyasına ilişkin iş yükünün azaltılması gerektiğine işaret etmektedir.
3 yıllık yol haritasında uyuşturucu ticareti, kaçakçılık ve yasa dışı bahis gibi yüksek riskli öncül suçlarla bağlantılı karmaşık kara para aklama soruşturma ve kovuşturmalarının önceliklendirilmesi; Türkiye’nin risk profiline uygun kovuşturma önceliklendirme kriterlerinin geliştirilmesi ve yaptırımların özellikle profesyonel kara para aklayıcılar ile organize suçlar bakımından etkili ve caydırıcı şekilde uygulanması istenmiştir.
Yurt Dışındaki Suç Varlıklarının Tespiti ve Geri Alınması Öncelikli Alanlardan Biri Olarak Belirlendi
FATF, Türkiye’nin suçtan kaynaklanan malvarlıklarının geri alınmasını ulusal ve operasyonel düzeyde önceliklendirdiğini ve suç varlıklarının hızlı biçimde tespit edilmesi ve izlenmesine yönelik mekanizmalar oluşturduğunu belirtmiştir.
Bununla birlikte suç varlıklarının yurt dışında bulunduğu durumlar sistemin önemli eksikliklerinden biri olarak değerlendirilmiştir. El koyma ve müsadere edilen malvarlıklarının miktarının Türkiye’nin risk profili dikkate alındığında sınırlı kaldığı, sınır ötesi nakit ve diğer değerlerin tespit ve el koyma sayılarının da geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle FATF, Türkiye’den özellikle karmaşık ve sınır ötesi dosyalarda yurt dışında bulunan suç varlıklarının tespit edilmesi, izlenmesi ve geri alınmasına ilişkin kapasitesini güçlendirmesini; uluslararası adli yardımlaşma dahil uluslararası iş birliği mekanizmalarını daha sistematik ve zamanında kullanmasını istemektedir.
Terörizmin Finansmanıyla Mücadelede Risk Bazlı Yaklaşımın Genişletilmesi Bekleniyor
FATF, Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle yüksek derecede terörizmin finansmanı risklerine maruz kaldığını ve bu risklere karşı güçlü politika ve operasyonel mekanizmalar geliştirdiğini değerlendirmiştir. Türkiye’nin ulusal risk değerlendirmesinde belirlenen tehditler bakımından terörizmin finansmanı faaliyetlerini tespit etme ve soruşturma konusunda güçlü ve kurumsallaşmış kapasiteye sahip olduğu belirtilmiştir.
Bununla birlikte FATF, uluslararası kaynaklar ve iş birliği mekanizmaları üzerinden Türkiye’nin risk profili bakımından önem taşıdığı belirlenen diğer terör örgütleri ve ağlarıyla bağlantılı finansman faaliyetlerinin tespitinde geliştirilmesi gereken alanlar bulunduğunu değerlendirmiştir. Ticaret temelli terörizmin finansmanı, büyük ölçekli tedarik ağları, katmanlı sınır ötesi finansal yapılar ve tüzel kişilerin kullanıldığı karmaşık işlemler de daha fazla geliştirilmesi gereken alanlar arasında gösterilmiştir.
FATF’nin yol haritası, terörizmin finansmanı risklerinin güncel risk profili doğrultusunda daha geniş kapsamda tespit edilmesine, karmaşık terörizmin finansmanı dosyalarının soruşturulması ve kovuşturulmasına ilişkin kapasitenin geliştirilmesine ve finansal olmayan sektörlerin hedefmali yaptırım yükümlülüklerine ilişkin farkındalık yaratılarak uyum seviyesinin artırılmasına yönelik eylemler içermektedir.
Türkiye 3 Yıllık Bir Yol Haritası Kapsamında Geliştirilmiş Takip Sürecine Alındı
FATF, 5. tur değerlendirmesi sonucunda Türkiye için öncelikli aksiyonları içeren 3 yıllık bir yol haritası belirlemiştir. Yol haritası; finansal kuruluşlar ve kripto varlık hizmet sağlayıcılar, finansal olmayan meslekler, gerçek faydalanıcının tespiti, kara para aklama soruşturmaları ve kovuşturmaları, suç varlıklarının geri alınması, terörizmin finansmanı ve hedef mali yaptırımlar dahil çeşitli alanlarda somut iyileştirmeler yapılmasını öngörmektedir.
Türkiye, etkililik ve teknik uyum sonuçları doğrultusunda geliştirilmiş takip sürecine alınmıştır. Bu kapsamda Türkiye, yol haritasında yer alan aksiyonlara ilişkin ilerlemesini FATF’ye raporlayacaktır.
Değerlendirme ve Sonuç
FATF’nin 2026 değerlendirmesi, Türkiye’nin suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanıyla mücadele alanındaki hukuki ve kurumsal altyapısında önceki değerlendirme dönemine kıyasla önemli ilerleme kaydettiğini ortaya koymaktadır. 40 Tavsiyenin 38’inde uyumlu veya büyük ölçüde uyumlu seviyeye ulaşılması ve hiçbir Tavsiyenin uyumsuz olarak değerlendirilmemesi, teknik uyum bakımından ulaşılan seviyeyi göstermektedir. Bununla birlikte 11 etkililik hedefinin 8’inin ılımlı ölçüde etkili olarak değerlendirilmesi, önümüzdeki dönemin odağının mevzuat uyumundan ziyade mevcut kuralların uygulamadaki etkililiğinin artırılması olacağını göstermektedir.
Bu çerçevede önümüzdeki 3 yıllık dönemde finansal kuruluşlar, kripto varlık hizmet sağlayıcılar ve finansal olmayan yükümlüler bakımından denetimlerin ve uygulamadaki uyum beklentilerinin artması beklenebilir. Özellikle PEP kontrolleri, şüpheli işlem bildirimleri, terörizmin finansmanı risklerinin değerlendirilmesi, gerçek faydalanıcı bilgilerinin doğrulanması ve hedef mali yaptırımlar FATF’nin doğrudan geliştirilmesini istediği alanlar arasında yer almaktadır.
Bu nedenle FATF kapsamındaki yükümlülerin yalnızca mevcut politika ve prosedürlerinin mevzuata şeklen uygunluğunu değil, bu politika ve prosedürlerin risk bazlı ve etkin şekilde uygulanıp uygulanmadığını da değerlendirmeleri önem taşımaktadır. Özellikle müşteri ve gerçek faydalanıcı tespiti, PEP kontrolleri, şüpheli işlem izleme ve bildirim süreçleri, terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin risk değerlendirmeleri, yaptırım listesi taramaları ve iç kontrol mekanizmalarının FATF’nin Rapor ve 3 yıllık yol haritasında ortaya koyduğu tespitler doğrultusunda gözden geçirilmesi, önümüzdeki dönemde oluşabilecek yeni düzenleme ve denetim beklentilerine hazırlık bakımından önem taşıyacaktır.
Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması halinde her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.
TÜRKİYE’S FATF 5TH ROUND MUTUAL EVALUATION REPORT PUBLISHED
The Financial Action Task Force (“FATF”) published Türkiye’s 5th Round Mutual Evaluation Report (the “Report”) on 23.09.2026, assessing Türkiye’s framework for combating money laundering, terrorist financing and proliferation financing.
The Report assesses Türkiye’s technical compliance with the FATF 40 Recommendations and the effectiveness of its framework in practice as at the on-site visit conducted between 11-28.11.2025, and sets out the areas requiring further improvement as well as the key actions Türkiye is expected to implement over the next 3 years.
According to FATF’s assessment, Türkiye is rated “Compliant” or “Largely Compliant” with 38 of the 40 Recommendations. In terms of effectiveness, Türkiye achieved a “Substantial Level of Effectiveness” in 3 of the 11 Immediate Outcomes (“IOs”) and a “Moderate Level of Effectiveness” in the remaining 8. As a result of the assessment, Türkiye has been placed under enhanced follow-up and its progress will be monitored by FATF.
The key findings of the Report and the priority actions identified for Türkiye are summarised below.
Türkiye Rated Compliant or Largely Compliant with 38 of the 40 FATF Recommendations
FATF assesses countries’ legal and institutional frameworks for combating money laundering, terrorist financing and proliferation financing against its 40 Recommendations.
Under the Report, Türkiye is rated “Compliant” with 14 Recommendations, “Largely Compliant” with 24 Recommendations and “Partially Compliant” with 2 Recommendations. None of the Recommendations are rated “Non-Compliant”. The 2 areas rated Partially Compliant are Recommendation 7, concerning Targeted Financial Sanctions (“TFS”) related to proliferation financing, and Recommendation 8, concerning non-profit organisations.
In FATF’s previous mutual evaluation of Türkiye in 2019, Türkiye was rated Compliant with 11 Recommendations, Largely Compliant with 17 Recommendations, Partially Compliant with 10 Recommendations and Non-Compliant with 2 Recommendations. The Report therefore demonstrates significant progress in Türkiye’s level of technical compliance as a result of the measures adopted during the subsequent follow-up period.
Türkiye Achieved a Substantial Level of Effectiveness in 3 of the 11 Immediate Outcomes and a Moderate Level of Effectiveness in 8
FATF’s assessment covers not only the alignment of legislation with international standards, but also the extent to which the existing legal and institutional framework operates effectively in practice.
In this context, Türkiye achieved a “Substantial Level of Effectiveness” in relation to IO.1 concerning risk assessment, coordination and policy-making, IO.2 concerning international cooperation and IO.6 concerning financial intelligence.
Türkiye achieved a “Moderate Level of Effectiveness” in relation to the supervision and preventive measures applicable to the financial sector and crypto-asset service providers; the supervision and preventive measures applicable to non-financial sectors; transparency and beneficial ownership identification; money laundering investigations and prosecutions; asset recovery; terrorist financing investigations and prosecutions; and preventive measures and financial sanctions concerning terrorist financing and proliferation financing.
MASAK’s Financial Intelligence Capabilities and Inter-Agency Cooperation Found to Be Strong
One of the positive findings of the Report concerns Türkiye’s financial intelligence infrastructure. FATF states that MASAK plays a central and effective role in receiving, analysing and disseminating financial intelligence to the relevant authorities.
MASAK has direct access to more than 300 databases, including suspicious transaction reports and cross-border declarations, and FATF considers that this infrastructure enables MASAK to produce high-quality financial intelligence supporting investigations and prosecutions relating to money laundering, associated predicate offences and terrorist financing. The Report also finds that competent authorities use intelligence produced by MASAK systematically and effectively, although delays occur in the preparation of certain reports.
FATF further notes strong cooperation between MASAK, law enforcement authorities and other competent authorities in Türkiye. In terms of international cooperation, mutual legal assistance, information sharing between law enforcement agencies and financial intelligence units, and joint investigation mechanisms are used effectively. However, FATF considers that international cooperation should be used more systematically, particularly for identifying and recovering criminal assets located abroad.
Areas for Improvement Identified in the Compliance Processes of Financial Institutions and Crypto-Asset Service Providers
FATF notes that Türkiye has a comprehensive framework for the licensing of financial institutions and that financial institutions and crypto-asset service providers are supervised on a risk-sensitive basis and in particular, on-site and off-site supervision of higher-risk entities has increased significantly.
However, the Report finds that, while financial institutions and crypto-asset service providers generally have a strong understanding of money laundering risks, awareness of terrorist financing risks is more limited in sectors outside the banking sector. FATF also notes that the identification and monitoring of Politically Exposed Persons (“PEP”) is only partially effective and that deficiencies remain in the implementation of suspicious transaction reporting requirements. Low levels of terrorist financing-related suspicious transaction reporting in certain higher-risk sectors are also identified as an area requiring improvement.
Accordingly, FATF’s 3-year Roadmap calls for financial institutions and crypto-asset service providers to develop a better understanding of terrorist financing risks and mitigating measures; strengthen compliance with AML/CFT obligations, including suspicious transaction reporting, PEP requirements and customer due diligence; and ensure that sanctions for serious or systemic breaches are proportionate and dissuasive.
Stronger Supervision Expected for Lawyers, Notaries and Other Non-Financial Professions
The Report also identifies areas for improvement in the supervision of Designated Non-Financial Businesses and Professions (“DNFBP”).
According to FATF, while risk-based supervision is applied to higher-risk sectors such as dealers in precious metals and stones, real estate businesses and accountants, supervision of lawyers and notaries remains limited and is not sufficiently commensurate with the risks faced by certain entities operating in these sectors. Improving the understanding of money laundering and terrorist financing risks in non-financial sectors and addressing deficiencies in suspicious transaction reporting and internal control processes are also among the areas highlighted in the Report.
FATF calls on Türkiye to strengthen the understanding of risks and compliance with AML/CFT obligations across non-financial sectors, increase supervisory capacity and, in particular, conduct a more comprehensive assessment of the money laundering and terrorist financing risks faced by lawyers. Regular supervision of higher-risk entities in the legal and accounting sectors is also among the key actions included in the 3-year Roadmap.
Accuracy and Currency of Beneficial Ownership Information Need to Be Strengthened
FATF notes that Türkiye has adopted significant measures to prevent the misuse of legal persons for money laundering and terrorist financing purposes. The multi-layered framework comprising the Trade Registry, the Central Registry System (MERSİS) and beneficial ownership reporting requirements is identified as one of the positive aspects in this area.
Nevertheless, FATF considers that significant improvements are required to ensure that beneficial ownership information is consistently accurate and up to date. In particular, FATF calls for stronger risk-based and systematic verification of the identity of beneficial owners and of whether the person reported is in fact the ultimate beneficial owner. More effective consideration of discrepancies reported by obliged entities and broader use of data contained in the beneficial ownership register by competent authorities are also included in the Roadmap.
Prioritisation of Money Laundering Investigations Relating to High-Risk Predicate Offences Requested
The Report states that Türkiye has the capacity to conduct complex money laundering investigations and uncover criminal networks and that there are significant numbers of money laundering and predicate offence investigations, prosecutions and convictions.
However, given the size of Türkiye’s financial system, its position as a transit country, the prevalence of cash usage and the size of the informal economy, FATF considers that further operational work is required in high-risk areas other than fraud. Professional money laundering activities, the misuse of legal persons and cross-border movements of money and assets are particularly highlighted in this respect. FATF also points to the need to reduce the caseload relating to 7,248 ongoing prosecutions and 6,085 conviction cases.
The 3-year Roadmap calls for the prioritisation of complex money laundering investigations and prosecutions linked to high-risk predicate offences such as drug trafficking, smuggling and illegal betting; the development of prosecution prioritisation criteria aligned with Türkiye’s risk profile; and the effective and dissuasive application of sanctions, particularly in relation to professional money launderers and organised crime.
Identification and Recovery of Criminal Assets Abroad Identified as a Priority Area
FATF notes that Türkiye has prioritised the recovery of criminal assets at both national and operational levels and has established mechanisms for the rapid identification and tracing of such assets.
However, cases involving criminal assets located abroad are identified as a significant weakness in the system. FATF notes that the amount of assets seized and confiscated remains limited in light of Türkiye’s risk profile and that the number of detections and seizures of cross-border cash and other valuables should also be increased.
FATF therefore calls on Türkiye to strengthen its capacity to identify, trace and recover criminal assets located abroad, particularly in complex and cross-border cases, and to make more systematic and timely use of international cooperation mechanisms, including mutual legal assistance.
Expansion of the Risk-Based Approach to Combating Terrorist Financing Expected
FATF considers that Türkiye is exposed to a high degree of terrorist financing risk due to its geographical location and has developed strong policy and operational mechanisms to address these risks. Türkiye is considered to have a strong and institutionalised capacity to detect and investigate terrorist financing activities relating to threats identified in its national risk assessment.
However, FATF considers that further improvements are required in identifying financing activities connected with other terrorist organisations and networks identified through international sources and cooperation mechanisms as relevant to Türkiye’s risk profile. Trade-based terrorist financing, large-scale procurement networks, layered cross-border financial structures and complex transactions involving legal persons are also identified as areas requiring further development.
FATF’s Roadmap includes actions aimed at identifying terrorist financing risks more comprehensively in line with the current risk profile, developing capacity to investigate and prosecute complex terrorist financing cases, and increasing awareness and compliance among non-financial sectors regarding targeted financial sanctions obligations.
Türkiye Placed Under Enhanced Follow-Up Pursuant to a 3-Year Roadmap
As a result of the 5th Round evaluation, FATF has established a 3-year Roadmap setting out priority actions for Türkiye. The Roadmap calls for concrete improvements across a range of areas, including financial institutions and crypto-asset service providers, non-financial professions, beneficial ownership identification, money laundering investigations and prosecutions, recovery of criminal assets, terrorist financing and targeted financial sanctions.
Türkiye has been placed under enhanced follow-up based on the effectiveness and technical compliance results. Accordingly, Türkiye will report to FATF on its progress in implementing the actions set out in the Roadmap.
Assessment and Conclusion
FATF’s 2026 assessment demonstrates that Türkiye has made significant progress in its legal and institutional framework for combating money laundering, terrorist financing and proliferation financing compared with the previous evaluation period. Türkiye’s achievement of a Compliant or Largely Compliant rating for 38 of the 40 Recommendations, with none of the Recommendations rated Non-Compliant, demonstrates the level of technical compliance reached. However, the fact that 8 of the 11 effectiveness outcomes were assessed as having a Moderate Level of Effectiveness indicates that the focus in the coming period will shift from technical compliance with the rules towards improving their effectiveness in practice.
Against this background, supervisory and practical compliance expectations applicable to financial institutions, crypto-asset service providers and non-financial obliged entities can be expected to increase over the next 3 years. In particular, PEP controls, suspicious transaction reporting, assessment of terrorist financing risks, verification of beneficial ownership information and targeted financial sanctions are among the areas that FATF has expressly identified for further improvement.
Accordingly, entities subject to FATF-related obligations should assess not only whether their existing policies and procedures formally comply with applicable legislation, but also whether those policies and procedures are implemented effectively and on a risk-sensitive basis. In particular, customer and beneficial ownership identification, PEP controls, suspicious transaction monitoring and reporting processes, terrorist financing and proliferation financing risk assessments, sanctions-list screening and internal control mechanisms should be reviewed in light of the findings set out in FATF’s Report and 3-year Roadmap. Such a review will be important in preparing for potential new regulatory and supervisory expectations in the coming period.
Should you have any questions regarding the matters discussed above, please feel free to contact us.