2030 ULUSAL AKILLI ŞEHİRLER STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI HAKKINDA BİLGİ NOTU

19.09.2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 18.09.2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ("Genelge") ile 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı ("Eylem Planı") uygulamaya konulmuştur.

Eylem Planı, 2020-2023 döneminde yürütülen ulusal akıllı şehir çalışmalarının devamı niteliğinde olup şehirlerin dijital dönüşümünün bütüncül biçimde yürütülmesini, kaynakların etkin kullanılmasını, mükerrer yatırımların önlenmesini, birlikte çalışabilir sistemlerin geliştirilmesini ve vatandaşlara sunulan hizmetlerde bütünlüğün artırılmasını amaçlamaktadır.

“İleri toplum, ileri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya” vizyonuyla hazırlanan Eylem Planı; 4 stratejik amaç, 8 stratejik hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımından oluşmaktadır. Aşağıda Genelge ve Eylem Planının öne çıkan başlıkları genel hatlarıyla özetlenmektedir.

Akıllı Şehir Dönüşümü Dört Stratejik Amaç Etrafında Yapılandırıldı

Eylem Planının stratejik çerçevesi; (i) yerel uyum, kalkınma ve refahın artırılması, (ii) şehirlerde dönüşüm ve yaşanabilirliğin geliştirilmesi, (iii) çevre ve insan odaklılığın güçlendirilmesi ve (iv) Türkiye’nin akıllı şehirler alanındaki uluslararası konumunun geliştirilmesi olmak üzere 4 temel amaç etrafında şekillenmektedir.

Bu yaklaşım kapsamında akıllı şehir dönüşümü yalnızca teknolojik altyapı yatırımı olarak ele alınmamakta; yönetişim, sürdürülebilirlik, dirençlilik, yaşam kalitesi, vatandaş katılımı, bilgi güvenliği ve ekonomik kalkınma unsurlarıyla birlikte değerlendirilmektedir.

 

81 İlde Yerel Akıllı Şehir Stratejileri ve Kurumsal Yapılar Oluşturulacak

Eylem Planı ile ulusal politika çerçevesinin yerel düzeyde uygulanması hedeflenmektedir. Bu kapsamda 2026 yılı sonuna kadar 81 ilin tamamında şehre özgü akıllı şehir stratejileri ve yol haritalarının hazırlanması; yerel yönetimlerde akıllı şehir çalışmalarını yürütecek kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve şehirlerin akıllı şehir olgunluk seviyelerinin düzenli olarak ölçülmesi hedeflenmektedir.

Plan ayrıca şehirler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılmasını, yerel yönetimlerin akıllı şehir dönüşüm kapasitelerinin geliştirilmesini ve yatırımların ortak standartlar ve ölçülebilir performans göstergeleri doğrultusunda yönlendirilmesini amaçlamaktadır.

 

Yapay Zeka, Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti ve Dijital İkiz Teknolojileri Şehir Yönetimine Entegre Edilecek

Eylem Planının teknoloji boyutunda yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, coğrafi bilgi sistemleri ve dijital ikiz uygulamaları öne çıkmaktadır. Bu teknolojilerin kentsel hizmetlerin planlanması, izlenmesi ve yönetiminde kullanılması; farklı kurumlar tarafından üretilen verilerin birlikte çalışabilir bir yapıda değerlendirilmesi ve veri temelli karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Bu doğrultuda Ulusal Kent Bilgi Sisteminin yaygınlaştırılması, açık veri altyapısının geliştirilmesi, mekansal planlamada semantik planlama ve plan zekası yaklaşımının kullanılması ile şehir yönetimini destekleyecek dijital ve interaktif ikiz uygulamalarının geliştirilmesi Planın öne çıkan çalışma alanları arasındadır.

 

Afetlere ve İklim Değişikliğine Karşı Dirençli Şehirler Önceliklendirilecek

Akıllı şehir uygulamalarının kentsel dönüşüm, iklim değişikliği ve afet yönetimi ile bütünleştirilmesi Eylem Planının temel yönelimlerinden biridir. Erken uyarı, kriz anı yönetimi, kaynakların etkin kullanımı ve şehirlerin afetler ile diğer risklere karşı dayanıklılığının artırılmasına yönelik teknolojik çözümlerin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

Akıllı şehir altyapılarının yalnızca şehir merkezlerine değil kırsal alanlara da yayılması; geliştirilecek altyapı ve uygulamaların mümkün olduğu ölçüde birden fazla kurum tarafından kullanılabilir nitelikte tasarlanması ve mükerrer yatırımların önlenmesi de benimsenen yaklaşımın unsurları arasındadır.

 

En Az 50 Akıllı Şehir Uygulamasının Sahada Hayata Geçirilmesi Hedefleniyor

Eylem Planı, stratejik çerçevenin uygulamaya dönüştürülmesine yönelik takvimlendirilmiş hedefler de içermektedir. Bu kapsamda 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesinin dönüşüm sürecine dahil edilmesi ve toplam 268 belediyede coğrafi bilgi sistemi tabanlı gelişim planlarının hazırlanması; 2028 itibarıyla ise en az 50 akıllı şehir uygulamasının sahada hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Şehirlerin gelişiminin ölçülebilir hale getirilmesi amacıyla akıllı şehir olgunluk değerlendirmelerinin ve Akıllı Şehir Endeksinin sürdürülmesi; şehirlerin performansının ulusal ve uluslararası göstergeler üzerinden izlenmesi de Planın izleme ve değerlendirme mekanizmasının bir parçasıdır.

 

Yerli Teknoloji, Akıllı Şehir Ekosistemi ve Uluslararası İş Birliği Desteklenecek

Eylem Planı kapsamında yerli ve milli akıllı şehir teknolojilerinin geliştirilmesi, akıllı şehir ekosisteminde kamu, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve akıllı şehir yatırımlarının finansman imkanlarının çeşitlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Bunun yanında Türkiye’de geliştirilen akıllı şehir çözümlerinin uluslararası pazarlara açılması, ülkeler ve şehirler arasında stratejik ortaklıkların kurulması, uluslararası rehberlik ve tecrübe paylaşımı mekanizmalarının geliştirilmesi ve başarılı şehir uygulamalarının uluslararası ölçekte görünürlüğünün artırılması hedeflenmektedir.

 

Bilgi Güvenliği ve Dijital Güvenlik Akıllı Şehir Dönüşümünün Temel Unsurlarından Biri Olacak

Genelgede, şehirlerden kırsal kesimlere kadar tüm alanlarda dijital güvenlik tedbirlerinin en üst düzeyde tutulması özellikle vurgulanmıştır. Akıllı şehir dönüşümü, veri yönetimi ve yapay zeka destekli karar alma mekanizmaları geliştirilirken bilgi güvenliği, kişisel verilerin korunması ve güvenli dijital altyapıların oluşturulması temel gereklilikler arasında yer almaktadır.

Bu çerçevede kamu kurumları ve yerel yönetimlerden gerekli güvenlik tedbirlerini alarak yenilikçi, çevreci ve kapsayıcı projeleri hayata geçirmeleri beklenmektedir.

 

Eylem Planının Uygulanması Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimlerin İş Birliğiyle Yürütülecek

Eylem Planı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla uygulanacaktır. Genelge ile kamu kurum ve kuruluşlarının Plan kapsamında kendilerine verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulacak destek ve yardımı sağlamaları istenmiştir.

 

Yürürlük

18.09.2026 tarihli ve 2026/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 19.09.2026 tarihli ve 33375 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Eylem Planı, Türkiye’nin 2030 yılına kadar akıllı şehir dönüşümünde izleyeceği ulusal yol haritasını oluşturmaktadır.

 

Değerlendirme ve Sonuç

2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı, şehirlerin dijitalleşmesini tekil teknoloji yatırımlarından çıkararak veri, yönetişim, sürdürülebilirlik, dirençlilik ve vatandaş odaklı hizmetler ekseninde bütüncül bir dönüşüm programına dönüştürmeyi hedeflemektedir. Özellikle yerel stratejilerin hazırlanması, ortak veri ve teknoloji altyapılarının geliştirilmesi, şehirlerin ölçülebilir performans göstergeleriyle izlenmesi ve somut akıllı şehir uygulamalarının sahada yaygınlaştırılması bu dönemin belirleyici başlıkları olacaktır.

Ancak bu noktada “İyi Şehir, İyi Toplum” yaklaşımının akıllı şehir dönüşümünün temelinde yer alması gerektiği kanaatindeyiz. “İyi Şehir, İyi Toplum” yaklaşımı ile kastettiğimiz, bir şehrin doğaya, insana, kadına, çocuğa, yaşlıya ve kamusal yaşama gösterdiği saygının zaman içerisinde o şehirde yaşayan insanların davranışlarına, tercihlerine ve şehirle kurdukları ilişkiye de yansımasıdır. Nihayetinde teknoloji, şehrin toplum için daha yaşanabilir bir nitelik kazanmasını sağlayan temel etkenlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır.

Dolayısıyla akıllı şehir kavramı, yalnızca daha fazla sensör, veri, bağlantılı cihaz veya dijital kamu hizmeti kullanan bir şehir olarak anlaşılmamalıdır. Teknolojik altyapının temel amacı, daha iyi bir şehir yaratmak ve bu yolla şehir sınırları içerisinde birlikte yaşama kültürünü geliştirmiş ve yüksek refah seviyesine ulaşmış bir toplumun oluşumuna katkı sağlamak olmalıdır. Bu sebeple teknolojiyi, daha iyi bir şehir ve daha iyi bir toplum oluşturmanın yapı taşlarından biri olarak kabul etmek önem taşımaktadır.

Bu doğrultuda şehir altyapısının veri üreten, öğrenen, kaynaklarını daha verimli kullanan ve vatandaşın ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verebilen bir yapıya dönüşmesi, yalnızca belediye hizmetlerini akıllı hale getirmeyecek; insanların ulaşım, enerji tüketimi, çevre, kamusal alan ve şehir kaynaklarıyla kurduğu ilişkiyi de dönüştürecektir. Şehri akıllı hale getirmek, içerisinde yaşayan insanın daha bilinçli, verimli ve sürdürülebilir davranabileceği bir ekosistem yaratmak anlamına gelmektedir.

Eylem Planında yapay zeka, büyük veri, Nesnelerin İnterneti (“IoT”) ve dijital ikiz teknolojilerinin şehir yönetimine entegrasyonuna yapılan vurgu bu açıdan özellikle önemlidir. Cihazların kendilerine tanımlanan dijital kimlikler üzerinden birbirlerini doğrulayabilmesi, veri alışverişinde bulunabilmesi ve insan müdahalesine ihtiyaç olmaksızın ekonomik işlemler gerçekleştirebilmesi, akıllı şehir altyapısının gelecekte ulaşabileceği noktayı göstermektedir. Nitekim daha önceki yayımlarımızda da dikkat çektiğimiz üzere, Vodafone tarafından geliştirilen ve Sumitomo Corporation ile gerçekleştirilen iş birliğine konu olan Digital Asset Broker (“DAB”) gibi uygulamalar, IoT altyapısının giderek Economy of Things (“EoT”) olarak adlandırılan daha ileri bir aşamaya taşınabileceğinin en iyi örneklerindendir.

Söz konusu uygulamanın somut kullanım örneklerinden biri, elektrikli bir aracın şarj noktasıyla otonom olarak iletişim kurması, kimliğini doğrulaması, hizmeti alması ve ödemesini otomatik olarak gerçekleştirmesidir. Bugün pilot olarak uygulanabilen bu tür modellerin gelecekte ulaşım, enerji, otopark, lojistik ve diğer şehir hizmetlerinde yaygınlaşması beklenebilir. Dolayısıyla Eylem Planında öngörülen IoT, veri ve birlikte çalışabilirlik altyapısının uzun vadede yalnızca “bağlantılı şehirler” değil, kendi aralarında güvenli biçimde işlem yapabilen bağlantılı şehir ekonomileri yaratabilecek potansiyele sahip olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Plan, özel sektör bakımından da akıllı ulaşım, enerji, çevre, güvenlik, veri altyapısı, yapay zeka, IoT, coğrafi bilgi sistemleri ve dijital ikiz başta olmak üzere çok sayıda alanda kamu ve yerel yönetimlerle yeni proje, teknoloji tedariki ve iş birliği imkanları yaratabilecek bir çerçeve ortaya koymaktadır. Bu nedenle akıllı şehir ekosisteminde faaliyet gösteren şirketlerin yerel yönetimlerin hazırlayacağı yol haritalarını, teknik standartları, veri ve bilgi güvenliği gerekliliklerini ve önümüzdeki dönemde geliştirilecek finansman ve destek mekanizmalarını yakından takip etmeleri önem taşımaktadır.

Nihayetinde 2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planının başarısı, şehirlerimize ne kadar teknoloji yerleştirdiğimizden çok, bu teknolojinin insanların yaşam kalitesini, şehrin sürdürülebilirliğini ve toplumun şehirle kurduğu ilişkiyi ne ölçüde iyileştirdiğiyle değerlendirilmelidir.

İyi şehir iyi toplumu destekler. Akıllı şehir ise teknoloji kullanılarak iyi bir şehir yaratmanın ön aşamasıdır. Zira iyi bir şehir, yalnızca kaynaklarını daha akıllı kullanan değil, farklı kültür ve hedeflere sahip insanların bir arada sürdürülebilir bir yaşam sürdürebildiği bir şehir olarak kabul edilmelidir.

 

Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması halinde her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.

2030 NATIONAL SMART CITIES STRATEGY AND ACTION PLAN PUBLISHED

The 2030 National Smart Cities Strategy and Action Plan (“Action Plan”) was put into effect by Presidential Circular No. 2026/11 dated 18.09.2026 (“Circular”), published in the Official Gazette dated 19.09.2026 and numbered 33375.

Building on the national smart city initiatives implemented during the 2020-2023 period, the Action Plan aims to ensure a holistic approach to the digital transformation of cities, promote the efficient use of resources, prevent duplicative investments, develop interoperable systems and enhance the integration of services provided to citizens.

Prepared under the vision of “Advanced Society, Advanced Technology, Sustainable and Resilient World”, the Action Plan comprises 4 strategic objectives, 8 strategic targets, 32 actions and 297 implementation steps. The key aspects of the Circular and the Action Plan are outlined below.

 

Smart City Transformation Structured Around Four Strategic Objectives

The strategic framework of the Action Plan is structured around 4 key objectives: (i) enhancing local adaptation, development and prosperity, (ii) advancing urban transformation and liveability, (iii) strengthening environmental and human-centred approaches, and (iv) improving Türkiye’s international position in the field of smart cities.

Under this approach, smart city transformation is not regarded solely as an investment in technological infrastructure but is considered together with governance, sustainability, resilience, quality of life, citizen participation, information security and economic development.

 

Local Smart City Strategies and Institutional Structures to Be Established Across All 81 Provinces

The Action Plan aims to implement the national policy framework at the local level. In this context, city-specific smart city strategies and roadmaps are targeted to be prepared for all 81 provinces by the end of 2026, while the institutional structures responsible for smart city initiatives within local administrations are to be strengthened and cities’ smart city maturity levels are to be assessed on a regular basis. 

The Action Plan also aims to enhance the exchange of knowledge and experience among cities, strengthen the smart city transformation capabilities of local administrations and guide investments in accordance with common standards and measurable performance indicators.

Artificial Intelligence, Big Data, Internet of Things and Digital Twin Technologies to Be Integrated into Urban Management

In terms of technology, the Action Plan places particular emphasis on artificial intelligence, big data, the Internet of Things, geographic information systems and digital twin applications. It aims to deploy these technologies in the planning, monitoring and management of urban services, enable data generated by different institutions to be utilised within an interoperable framework and strengthen data-driven decision-making mechanisms.

In this regard, the expansion of the National Urban Information System, development of open-data infrastructure, use of semantic planning and planning intelligence in spatial planning, and development of digital and interactive twin applications to support urban management are among the Action Plan’s key areas of focus.

 

Resilient Cities Capable of Responding to Disasters and Climate Change to Be Prioritised

Integrating smart city applications with urban transformation, climate change and disaster management is one of the Action Plan’s principal areas of focus. The Action Plan aims to expand the use of technological solutions for early warning, crisis management, efficient use of resources and enhancing cities’ resilience against disasters and other risks. 

The approach also includes extending smart city infrastructure beyond urban centres to rural areas, designing infrastructure and applications, to the extent possible, so that they can be used by multiple institutions, and preventing duplicative investments.

 

At Least 50 Smart City Applications Targeted for Real-World Deployment

The Action Plan also includes scheduled targets for translating its strategic framework into practice. In this context, following metropolitan municipalities, 187 district municipalities are expected to be included in the transformation process in 2027, with geographic information system-based development plans to be prepared for a total of 268 municipalities. By 2028, at least 50 smart city applications are targeted for real-world deployment. 

The continued use of smart city maturity assessments and the Smart City Index to make urban development measurable, together with monitoring cities’ performance against national and international indicators, also forms part of the Action Plan’s monitoring and evaluation framework.

 

Domestic Technology, the Smart City Ecosystem and International Cooperation to Be Supported

The Action Plan aims to promote the development of domestic and national smart city technologies, strengthen cooperation among the public sector, local administrations, universities, the private sector and civil society within the smart city ecosystem, and diversify financing opportunities for smart city investments.

It also aims to facilitate the expansion of smart city solutions developed in Türkiye into international markets, establish strategic partnerships among countries and cities, develop international guidance and experience-sharing mechanisms, and increase the international visibility of successful urban applications.

 

Information Security and Digital Security to Form Core Elements of Smart City Transformation

The Circular places particular emphasis on maintaining the highest level of digital security measures across all areas, from cities to rural regions. As smart city transformation, data management and AI-supported decision-making mechanisms are developed, information security, personal data protection and the establishment of secure digital infrastructure will constitute fundamental requirements.

In this context, public institutions and local administrations are expected to implement innovative, environmentally sustainable and inclusive projects while taking the necessary security measures.

 

Implementation of the Action Plan to Be Carried Out Through Cooperation Between Public Institutions and Local Administrations

The Action Plan will be implemented under the coordination of the Ministry of Environment, Urbanisation and Climate Change, with contributions from the relevant public institutions and organisations, local administrations, universities, the private sector and civil society organisations. Under the Circular, public institutions and organisations are required to fulfil the duties and responsibilities assigned to them under the Action Plan and provide the support and assistance required throughout the implementation process.

 

Entry into Force

Presidential Circular No. 2026/11 dated 18.09.2026 was published in the Official Gazette dated 19.09.2026 and numbered 33375. The Action Plan sets out Türkiye’s national roadmap for smart city transformation through 2030.

 

Assessment and Conclusion

The 2030 National Smart Cities Strategy and Action Plan aims to move the digitalisation of cities beyond isolated technology investments and transform it into a holistic transformation programme centred on data, governance, sustainability, resilience and citizen-focused services. In particular, the preparation of local strategies, development of shared data and technology infrastructure, monitoring of cities through measurable performance indicators and real-world deployment of concrete smart city applications will be among the defining elements of this period. 

At this point, however, we believe that the “Good City, Good Society” approach should lie at the heart of smart city transformation. By the “Good City, Good Society” approach, we mean that the respect a city demonstrates towards nature, people, women, children, the elderly and public life will, over time, also be reflected in the behaviour and choices of those who live in that city and in their relationship with it. Ultimately, technology emerges as one of the key factors enabling a city to become more liveable for its society.

Accordingly, a smart city should not be understood merely as a city that uses more sensors, data, connected devices or digital public services. The fundamental purpose of technological infrastructure should be to create a better city and, through this, contribute to the development of a society that has fostered a culture of coexistence and achieved a high level of prosperity. Technology should therefore be regarded as one of the building blocks for creating both a better city and a better society.

In this respect, transforming urban infrastructure into a system that generates and learns from data, uses resources more efficiently and responds more rapidly to citizens’ needs will not only make municipal services smarter but will also transform the way people interact with transportation, energy consumption, the environment, public spaces and urban resources. Making a city smart means creating an ecosystem in which its residents can act in a more informed, efficient and sustainable manner.

The Action Plan’s emphasis on integrating artificial intelligence, big data, the Internet of Things (“IoT”) and digital twin technologies into urban management is particularly significant in this respect. The ability of devices to authenticate one another through assigned digital identities, exchange data and carry out economic transactions without human intervention illustrates the potential future development of smart city infrastructure. As highlighted in our previous publications, applications such as the Digital Asset Broker (“DAB”), developed by Vodafone and subject to its collaboration with Sumitomo Corporation, are among the clearest examples of how IoT infrastructure may progressively evolve into the more advanced concept known as the Economy of Things (“EoT”).

One practical example of such an application is an electric vehicle autonomously communicating with a charging point, authenticating its identity, receiving the service and automatically making payment. Models of this kind, which can already be implemented on a pilot basis, may become increasingly widespread in transportation, energy, parking, logistics and other urban services in the future. Accordingly, it should be recognised that the IoT, data and interoperability infrastructure contemplated under the Action Plan has the long-term potential to create not only “connected cities”, but also connected urban economies in which devices and systems can securely transact with one another.

From a private-sector perspective, the Action Plan also establishes a framework that may create new opportunities for projects, technology supply and cooperation with public authorities and local administrations across numerous fields, including smart mobility, energy, the environment, security, data infrastructure, artificial intelligence, IoT, geographic information systems and digital twins. Companies operating within the smart city ecosystem should therefore closely monitor the roadmaps to be prepared by local administrations, applicable technical standards, data and information security requirements, and the financing and support mechanisms to be developed in the coming period.

Ultimately, the success of the 2030 National Smart Cities Strategy and Action Plan should be assessed not by how much technology is deployed across our cities, but by the extent to which that technology improves people’s quality of life, enhances urban sustainability and strengthens the relationship between society and the city.

A good city supports a good society. A smart city, in turn, is a step towards creating a good city through the use of technology. A good city should therefore be understood not merely as one that uses its resources more intelligently, but as one in which people with different cultures and aspirations can live together in a sustainable environment.

 

Should you have any questions regarding the matters discussed above, please feel free to contact us.

Previous
Previous

TEDBİRLER YÖNETMELİĞİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİK HAKKINDA BİLGİ NOTU

Next
Next

TÜRKİYE FATF 5. TUR KARŞILIKLI DEĞERLENDİRME RAPORU HAKKINDA BİLGİ NOTU