TÜRKİYE YAPAY ZEKÂ EYLEM PLANI (2026-2030) HAKKINDA BİLGİ NOTU
18.08.2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 17.08.2026 tarihli ve 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) ile Türkiye’nin 2026-2030 dönemine ilişkin yapay zeka politikalarının yol haritasını oluşturan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) (“Eylem Planı”) uygulamaya konulmuştur. Eylem Planı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının resmî internet sitesinde de yayımlanmıştır.
Eylem Planı, 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi kapsamında elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmiş; insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanmıştır. Plan, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere 4 temel eksen altında toplam 16 öncelikli eylem içermektedir.
Aşağıda Genelge ve Eylem Planı kapsamında belirlenen başlıca hedefler ile özellikle özel sektör bakımından önem taşıyan hususlar özetlenmektedir.
Yapay Zeka Alanında İnsan Kaynağının ve Yetkinliklerin Geliştirilmesi Hedeflendi
“Fark Et” ekseni kapsamında yapay zeka okuryazarlığının toplum genelinde artırılması ve yapay zeka alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Bu kapsamda 81 ilde Yapay Zeka Okuryazarlığı Atölyelerinin hayata geçirilmesi ve 24 ay içinde 5 milyon vatandaşın yapay zeka okuryazarlığı programlarına katılması planlanmaktadır. Ayrıca 2027 yılı sonuna kadar 10.000 ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100.000 yapay zeka uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi hedeflenmektedir.
Bu hedefler doğrultusunda yapay zeka alanında ihtiyaç duyulan uzmanlıkların geliştirilmesi ve iş gücünün yapay zeka teknolojilerinin kullanımına hazırlanması Eylem Planının temel unsurları arasında yer almaktadır.
Veri ve Hesaplama Altyapısının Güçlendirilmesine Yönelik Yeni Mekanizmalar Oluşturulacak
Eylem Planı kapsamında yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması için ihtiyaç duyulan veri ve hesaplama altyapısının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Araştırmacıların, girişimlerin ve KOBİ’lerin yüksek performanslı hesaplama kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla “Herkes İçin GPU (Grafik İşlem Birimi)” programının hayata geçirilmesi; ayrıca Ulusal Veri Kütüphanesi ve güvenli veri alanlarının oluşturulması planlanmaktadır.
Ulusal Veri Kütüphanesi kapsamında kullanıma açılacak veri setlerinin kişisel veri içermemesi veya anonim hale getirilmiş olması; hassas verilerin kullanıldığı alanlarda ise güvenli veri alanları ile anonimleştirme, sentetik veri ve mahremiyet artırıcı teknolojilerden yararlanılması hedeflenmektedir.
Yapay Zekanın Kamu ve Özel Sektörde Kullanımının Yaygınlaştırılması Hedeflendi
“İstifade Et” ekseni kapsamında yapay zeka uygulamalarının kamu hizmetlerinde ve özel sektörde yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.
Bu doğrultuda kamu kurumlarında yapay zeka uygulamalarının geliştirilmesinin yanı sıra sektörel yapay zeka programlarının ve KOBİ’lere yönelik destek mekanizmalarının oluşturulması planlanmaktadır.
Eylem Planı mevcut haliyle özel sektör bakımından doğrudan ve genel nitelikte bir yükümlülük getirmemektedir. Bununla birlikte, yapay zeka kullanan veya geliştiren şirketler, KOBİ’ler ve teknoloji girişimleri Eylem Planında öngörülen destek, finansman, altyapı ve ilerleyen dönemde oluşturulacak düzenleyici mekanizmaların doğrudan muhatapları arasında yer almaktadır.
Yerli Yapay Zeka Teknolojilerinin Geliştirilmesi ve Yatırımların Artırılması Planlandı
“Üret” ekseni ile Türkiye’nin yapay zeka alanındaki teknoloji geliştirme ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflenmektedir.
Bu kapsamda sektörel yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, fiziksel yapay zeka ve robotik çözümlerinde yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ile Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri ve Bölgesel Mükemmeliyet Merkezlerinin kurulması planlanmaktadır.
Eylem Planında ayrıca 2030 yılına kadar yapay zeka ve veri merkezlerinde en az 1 gigawatt (GW) kurulu güce ulaşılması ve özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar ABD doları yatırımın harekete geçirilmesi hedeflenmektedir.
Bu hedefler, yapay zeka alanında yalnızca uygulama kullanımının artırılmasını değil, hesaplama altyapısından modellere ve fiziksel yapay zeka çözümlerine kadar yerli üretim ve yatırım kapasitesinin geliştirilmesini de kapsamaktadır.
Yapay Zeka Sistemleri İçin Risk Esaslı Hukuki ve Etik Çerçeve Oluşturulacak
Eylem Planının özel sektör bakımından öne çıkan başlıklarından biri, yapay zeka sistemlerinin risk seviyelerine göre farklı yükümlülüklere tabi tutulmasına yönelik hukuki ve etik çerçevenin oluşturulmasıdır.
Bu kapsamda düşük riskli yapay zeka uygulamaları için kontrol listelerinin; orta riskli sistemler için Algoritmik Etki Değerlendirmesi’nin; yüksek etkili sistemler için ise daha kapsamlı Algoritmik Etki Değerlendirmesi ile kamuya açık Model Kartı ve ilgili denetleyici kurumlara sunulmak üzere ayrıntılı teknik dosya uygulamalarının standartlaştırılması planlanmaktadır.
Yüksek etkili yapay zeka sistemlerinin güvenlik, performans, yanlılık, açıklanabilirlik ve kişisel verilerin korunması açısından değerlendirilmesine yönelik teknik kapasitenin geliştirilmesi de Eylem Planında yer almaktadır.
Bu çerçeve henüz şirketler bakımından doğrudan uygulanabilir bir mevzuat yükümlülüğü oluşturmamakta; Eylem Planı, ilerleyen dönemde hazırlanması hedeflenen kanuni ve ikincil düzenlemelerin yönünü ortaya koymaktadır.
Öncelikli Sektörlerde Düzenleyici Deney Alanları Oluşturulacak
Eylem Planı kapsamında yenilikçi yapay zeka uygulamalarının düzenlemeye tabi sektörlerde kontrollü şekilde geliştirilmesi ve test edilmesi amacıyla düzenleyici deney alanlarının oluşturulması hedeflenmektedir.
Finans, sağlık, enerji, mobilite ve telekomünikasyon başta olmak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanlarının hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Bu alanlarda yapay zeka çözümlerinin sınırlı sürelerle ve ilgili düzenleyici kurumların gözetiminde test edilmesine yönelik mekanizmaların oluşturulması hedeflenmektedir.
Ayrıca düzenlemeye tabi sektörlerde bulut kullanımı, veri işleme, dış hizmet alımı ve sınır ötesi veri aktarımı uygulamalarının ilgili sektörel düzenleyici kurumlarla birlikte gözden geçirilmesi ve güvenli ve denetlenebilir bulut kullanımına yönelik risk esaslı bir yaklaşımın geliştirilmesi planlanmaktadır.
Eylem Planının Uygulanması Kamu Kurumları Tarafından Yürütülecek
Genelge uyarınca Eylem Planı kapsamında görev verilen kamu kurum ve kuruluşlarının üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri gerekmektedir.
Eylem Planının uygulanması sırasında ihtiyaç duyulacak her türlü destek ve yardımın bütün kamu kurum ve kuruluşları tarafından sağlanması istenmiştir.
Eylem Planının koordinasyonu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülecek olup, Plan kapsamındaki çalışmaların kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.
Yürürlük
17.08.2026 tarihli ve 2026/9 sayılı Genelge, 18.08.2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Eylem Planı 2026-2030 dönemini kapsamaktadır.
Değerlendirme ve Sonuç
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), insan kaynağından veri ve hesaplama altyapısına, özel sektör yatırımlarından yerli teknoloji üretimine ve yapay zeka sistemlerinin hukuki ve etik kurallarına kadar uzanan geniş bir alanda Türkiye’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği yönü ortaya koymaktadır. Hiç şüphe yok ki, plan kapsamında belirlenen insan kaynağı, hesaplama kapasitesi, yatırım ve veri altyapısına ilişkin sayısal hedefler bu bakımdan önemli bir başlangıç oluşturmaktadır.
Bununla birlikte, yapay zeka teknolojilerinin ve özellikle büyük dil modellerinin son birkaç yıldaki gelişim hızı dikkate alındığında, Türkiye’nin bundan sonraki aşamada stratejik hedeflerin ötesine geçerek somut kullanım alanları, sorumlu kurumlar, takvimler, bütçeler ve ölçülebilir başarı kriterleri içeren bir uygulama programına yönelmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yapay zeka alanındaki küresel rekabet artık yalnızca model geliştirme kapasitesi üzerinden değil; bu teknolojilerin kamu hizmetlerine, sanayiye, bilime ve günlük ekonomik hayata ne ölçüde ve ne hızla entegre edilebildiği üzerinden şekillenmektedir.
Bu çerçevede Türkiye’nin önündeki önemli fırsatlardan birinin, Avrupa Birliği ile yapay zeka alanında ortak bir teknoloji ve uygulama zemini oluşturulması olduğu görüşündeyiz. Avrupa Birliği’nin yapay zeka altyapısı, güvenilir yapay zeka, bilimsel araştırma, veri ekonomisi ve sektörel uygulamalar alanlarında geliştirmekte olduğu yeni ekosistem dikkate alındığında, Türkiye’nin kendisini yalnızca bu gelişmeleri takip eden bir ülke olarak değil; Avrupa’nın yapay zeka kapasitesini tamamlayan bir yatırım, hesaplama, veri, araştırma ve uygulama ortağı olarak konumlandırması önemli bir stratejik fırsat yaratabilir. Türkiye’nin Avrupa pazarına yakınlığı, güçlü sanayi altyapısı ve teknoloji insan kaynağı bu doğrultuda değerlendirilebilir.
Bu doğrultuda, kamuda yapay zeka kullanımının genel bir hedef olmaktan çıkarılarak daha somut hedefler (kurum ve kullanım senaryoları gibi) belirlenmesi önem taşımaktadır. Zira adalet, vergi ve gümrük idaresi, ticaret sicili, tapu, noterlik, sosyal güvenlik ve diğer yoğun işlem hacmine sahip kamu hizmetlerinde hangi süreçlerin yapay zeka ile destekleneceğinin belirlenmesi; bunlara ilişkin veri erişimi, insan gözetimi, sorumluluk, denetim ve itiraz mekanizmalarının eş zamanlı olarak tasarlanması mümkündür. Böyle bir yaklaşım yalnızca kamu hizmetlerinin hızını artırmayacak, aynı zamanda Türkiye’de güvenilir yapay zeka uygulamaları için gerçek ölçekli bir test ve gelişim ortamı da yaratacaktır.
Her ne kadar Eylem Planında finans, sağlık, enerji, mobilite ve telekomünikasyon gibi yüksek ekonomik etkiye sahip sektörler öncelikli uygulama ve düzenleyici deney alanları olarak belirlenmiş olsa da, Türkiye’nin yapay zeka politikasında daha cesur ve dönüştürücü öncül alanlara da yer verilmesinin önemli olduğu kanaatindeyiz. Özellikle yargı ve akademi gibi yapay zekada kurumsal değişimin doğal olarak daha ihtiyatlı ilerlediği alanlarda öncü projelerin hayata geçirilmesi, Türkiye açısından önemli bir fırsat doğurabilir. Hakim ve savcıların karar yetkisini ikame etmeyen, ancak dosya incelemesi, mevzuat ve içtihat araştırması, belge sınıflandırması ve kalemlerin iş yükünün yönetiminde destek sağlayan güvenli yapay zeka sistemleri; akademide ise araştırmacılara kıyaslama, bilimsel veri ve yapay zeka araştırma araçları sunan ortak altyapılar, bu dönüşümün başlangıç noktaları olabilir.
Aynı yaklaşım, vatandaşların ve şirketlerin devletle en yoğun temas ettiği noterlik, tapu ve ticaret sicili işlemlerine de uygulanmalıdır. Belge inceleme, eksiklik tespiti, standart işlem hazırlığı ve başvuru ön kontrolü gibi alanlarda yapay zeka kullanımının hukuki ve teknik prosedürlerinin şimdiden oluşturulması, hem işlem sürelerini azaltabilir hem de yapay zekanın günlük ekonomik hayatta somut değer üreten bir araç haline gelmesini sağlayabilir.
Türkiye açısından önümüzdeki dönemin temel meselesinin yeni bir yapay zeka vizyonu ortaya koymaktan ziyade mevcut vizyonu uygulanabilir projelere dönüştürmek olduğu kanaatindeyiz. Bunun için sınırlı sayıda ancak yüksek etkili ulusal yapay zeka projesinin belirlenmesi; her proje bakımından sorumlu kurumun, bütçenin, veri altyapısının, hukuki çerçevenin, uygulama takviminin ve ölçülebilir performans kriterlerinin önceden belirlenmesi yararlı olacaktır.
Türkiye’nin yapay zeka yarışındaki hedefi yalnızca teknolojiyi kullanan veya düzenleyen ülkeler arasında yer almak olmamalı, var olanı geliştiren, kendi kamu kurumlarında geliştirdiğini cesur biçimde uygulayan, bilim ve yargı gibi yüksek katma değerli alanlarda öncü kullanım modelleri oluşturan ve geliştirdiği çözümleri bölgesine ihraç edebilen bir yapay zeka merkezi olmak olmalıdır. Önümüzdeki 4 yılın başarısının, açıklanan hedeflerin sayısından çok, bunlardan kaçını çalışan, ölçeklenebilir ve ölçülebilir sistemlere dönüştürebildiğimize bağlı olduğuna inanıyoruz.
Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması halinde her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.
TÜRKİYE ARTIFICIAL INTELLIGENCE ACTION PLAN (2026–2030) PUBLISHED
The Presidential Circular dated 17.08.2026 and numbered 2026/9 (the “Circular”), published in the Official Gazette dated 18.08.2026 and numbered 33344, has put into effect the Türkiye Artificial Intelligence Action Plan (2026–2030) (the “Action Plan”), which sets out Türkiye’s roadmap for artificial intelligence policies for the 2026–2030 period. The Action Plan has also been published on the official website of the Ministry of Industry and Technology.
The Action Plan builds on the achievements of the National Artificial Intelligence Strategy covering the 2021–2025 period and has been prepared in line with the principles of human-centricity, trustworthiness, ethical responsibility, digital sovereignty and sustainable development. The Action Plan contains a total of 16 priority actions under 4 main pillars: “Recognise, Utilise, Produce and Govern”.
The key objectives set out under the Circular and the Action Plan, particularly those relevant to the private sector, are summarised below.
Development of Human Resources and Skills in Artificial Intelligence Targeted
Under the “Recognise” pillar, the Action Plan aims to increase AI literacy across society and develop a qualified workforce in the field of artificial intelligence.
In this context, AI Literacy Workshops are planned to be launched across all 81 provinces, with a target of 5 million citizens participating in AI literacy programmes within 24 months. In addition, Türkiye aims to train 10,000 advanced AI specialists and 100,000 AI application professionals by the end of 2027.
In line with these objectives, developing the expertise required in the field of artificial intelligence and preparing the workforce for the use of AI technologies constitute key elements of the Action Plan.
New Mechanisms to Strengthen Data and Computing Infrastructure
The Action Plan aims to strengthen the data and computing infrastructure required for the development and deployment of AI systems.
To facilitate access by researchers, start-ups and SMEs to high-performance computing resources, the “GPU (Graphics Processing Unit) for Everyone” programme is planned to be launched. The establishment of a National Data Library and secure data spaces is also envisaged.
Datasets to be made available through the National Data Library are intended either not to contain personal data or to be anonymised. In areas involving sensitive data, the Action Plan envisages the use of secure data spaces, anonymisation, synthetic data and privacy-enhancing technologies.
Wider Use of Artificial Intelligence in the Public and Private Sectors Targeted
Under the “Utilise” pillar, the Action Plan aims to expand the use of AI applications in public services and the private sector.
In addition to developing AI applications within public institutions, sector-specific AI programmes and support mechanisms for SMEs are planned to be established.
In its current form, the Action Plan does not impose direct and generally applicable obligations on the private sector. Nevertheless, companies, SMEs and technology start-ups using or developing artificial intelligence will be among the direct addressees of the support, financing and infrastructure mechanisms envisaged under the Action Plan, as well as the regulatory mechanisms to be developed in the coming period.
Development of Domestic AI Technologies and Increased Investment Planned
Under the “Produce” pillar, the Action Plan aims to enhance Türkiye’s capacity to develop and produce AI technologies.
In this context, the development of sector-specific AI models, the strengthening of domestic production capacity in physical AI and robotics solutions, and the establishment of AI Growth Zones and Regional Centres of Excellence are planned.
The Action Plan also targets at least 1 gigawatt (GW) of installed capacity in AI and data centres by 2030 and the mobilisation of at least USD 10 billion in investment, predominantly from the private sector.
These objectives extend beyond increasing the use of AI applications and encompass the development of domestic production and investment capacity across the entire spectrum, from computing infrastructure and AI models to physical AI solutions.
Risk-Based Legal and Ethical Framework for AI Systems to Be Established
One of the key aspects of the Action Plan for the private sector is the establishment of a legal and ethical framework under which AI systems will be subject to different obligations depending on their level of risk.
In this context, the standardisation of checklists for low-risk AI applications, Algorithmic Impact Assessments for medium-risk systems, and more comprehensive For high-impact systems, the standardisation of more comprehensive Algorithmic Impact Assessments, publicly available Model Cards and detailed technical files to be submitted to the relevant regulatory authorities is planned.
The Action Plan further provides for the development of technical capacity to assess high-impact AI systems in terms of security, performance, bias, explainability and personal data protection.
This framework does not yet constitute a directly applicable regulatory obligation for companies. Rather, the Action Plan indicates the direction of the primary and secondary legislation intended to be developed in the coming period.
Regulatory Sandboxes to Be Established in Priority Sectors
The Action Plan aims to establish regulatory sandboxes to enable innovative AI applications to be developed and tested in a controlled environment in regulated sectors.
Regulatory sandboxes are planned to be introduced in at least 5 priority sectors, particularly finance, healthcare, energy, mobility and telecommunications. Mechanisms are intended to be established to allow AI solutions in these sectors to be tested for limited periods under the supervision of the relevant regulatory authorities.
The Action Plan also envisages reviewing cloud usage, data processing, outsourcing and cross-border data transfer practices in regulated sectors together with the relevant sectoral regulatory authorities and developing a risk-based approach to secure and auditable cloud usage.
Implementation of the Action Plan to Be Carried Out by Public Institutions
Under the Circular, public institutions and organisations assigned duties under the Action Plan are required to fulfil their respective responsibilities.
All public institutions and organisations have been requested to provide any support and assistance required during the implementation of the Action Plan.
The implementation of the Action Plan will be coordinated by the Ministry of Industry and Technology, while activities under the Action Plan are intended to be carried out in cooperation with public institutions and organisations, the private sector, universities and civil society organisations.
Entry into Force
The Circular dated 17.08.2026 and numbered 2026/9 was published in the Official Gazette dated 18.08.2026 and numbered 33344. The Action Plan covers the 2026–2030 period.
Assessment and Conclusion
The Türkiye Artificial Intelligence Action Plan (2026–2030) sets out the direction Türkiye intends to pursue in the coming period across a broad range of areas, extending from human resources and data and computing infrastructure to private-sector investment, domestic technology development and the legal and ethical governance of AI systems. There is no doubt that the quantitative targets set under the Action Plan in relation to human resources, computing capacity, investment and data infrastructure represent an important starting point in this respect.
However, considering the pace at which AI technologies, and particularly large language models, have developed over the past few years, we believe that Türkiye’s next step should be to move beyond strategic objectives towards an implementation programme setting out concrete use cases, responsible institutions, timelines, budgets and measurable success criteria. Global competition in artificial intelligence is no longer shaped solely by the capacity to develop models, but also by the extent and speed at which these technologies can be integrated into public services, industry, science and everyday economic activity.
In this context, we believe that one of the significant opportunities available to Türkiye is to establish a common technology and implementation framework with the European Union in the field of artificial intelligence. Considering the emerging European ecosystem in AI infrastructure, trustworthy AI, scientific research, the data economy and sector-specific applications, Türkiye could position itself not merely as a country following these developments, but as an investment, computing, data, research and implementation partner complementing Europe’s AI capacity. Türkiye’s proximity to the European market, strong industrial infrastructure and technology talent could be leveraged in this direction.
Accordingly, it is important to translate the general objective of expanding AI use in the public sector into more concrete targets, including specific institutions and use cases. Processes that could be supported by artificial intelligence may be identified in high-volume public services such as the administration of justice, tax and customs administration, trade registries, land registries, notarial services and social security, while the corresponding mechanisms for data access, human oversight, liability, supervision and review and appeal mechanisms could be designed in parallel. Such an approach would not only accelerate public services but would also create a real-world, large-scale testing and development environment for trustworthy AI applications in Türkiye.
Although the Action Plan identifies sectors with significant economic impact, including finance, healthcare, energy, mobility and telecommunications, as priority areas for implementation and regulatory sandboxes, we believe that Türkiye’s AI policy should also encompass bolder and more transformative pioneering areas. In particular, launching pioneering projects in areas such as the judiciary and academia, where institutional change in relation to artificial intelligence naturally tends to progress more cautiously, could create a significant opportunity for Türkiye. Secure AI systems that do not replace the decision-making authority of judges and prosecutors, but support case-file review, legislative and case-law research, document classification and the management of court registry workloads, as well as shared infrastructure providing researchers in academia with comparative research tools, scientific data and AI research tools, could serve as starting points for this transformation.
The same approach should be extended to notarial services, land registries and trade registry procedures, which are among the areas in which citizens and companies interact most frequently with the State. Establishing the legal and technical procedures for the use of artificial intelligence in areas such as document review, identification of deficiencies, preparation of standard transactions and preliminary review of applications could both reduce processing times and enable artificial intelligence to generate tangible value in everyday economic activity.
We believe that the central issue for Türkiye in the coming period is not to formulate a new AI vision, but to translate the existing vision into implementable projects. To this end, it would be beneficial to identify a limited number of high-impact national AI projects and determine in advance, for each project, the responsible institution, budget, data infrastructure, legal framework, implementation timeline and measurable performance criteria.
Türkiye should aim not merely to rank among the countries that use or regulate technology, but to become an AI hub that improves upon existing technologies, boldly deploys the solutions it develops within its own public institutions, creates pioneering use models in high-value areas such as science and the judiciary, and exports the solutions it develops to the wider region. We believe that the success of the next 4 years will depend less on the number of announced targets than on how many of those targets can be transformed into functioning, scalable and measurable systems.
Should you have any questions regarding the matters discussed above, please feel free to contact us.