7582 SAYILI KANUN İLE GETİRİLEN BAŞLICA VERGİ VE YATIRIM TEŞVİKLERİ HAKKINDA BİLGİ NOTU
Uzun süredir kamuoyunda tartışılan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7582 sayılı Kanun”), 04.06.2026 tarih ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
7582 sayılı Kanun, Türkiye'nin güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlaması, Orta Vadeli Program ve ekonomik politika hedeflerine katkı sunulması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, büyümenin desteklenmesi ve dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi amacıyla vergi ve yatırım mevzuatında önemli değişiklikler öngörmektedir.
Kanun'un genel yaklaşımı incelendiğinde, Türkiye'nin uluslararası sermaye, yatırım ve nitelikli iş gücü bakımından daha cazip bir merkez haline getirilmesinin hedeflendiği görülmektedir. Bu kapsamda, ülkeye döviz girişinin artırılması, hizmet ihracatının teşvik edilmesi, üretim ve ihracat faaliyetlerinin desteklenmesi, yüksek katma değerli yatırımların özendirilmesi ve teknoloji girişimciliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Bu doğrultuda Kanun ile;
Uluslararası şirketlerin grup içi yönetim, finans, teknoloji, insan kaynakları ve benzeri hizmetlerini Türkiye üzerinden sunabilmelerine imkân sağlamak amacıyla "Nitelikli Hizmet Merkezi" modeli ihdas edilmiş,
Nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançlar ile bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli personelin ücretleri için önemli vergi avantajları getirilmiş,
Yurt dışından satın alınan malların Türkiye'ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya bu işlemlere aracılık edilmesinden elde edilen kazançlar teşvik kapsamına alınmış,
İstanbul Finans Merkezi kapsamında uygulanan vergisel teşviklerin süresi uzatılarak merkezin uluslararası rekabet gücünün artırılması hedeflenmiş,
Türkiye'ye yerleşen gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirler için uzun süreli gelir vergisi istisnası getirilerek ülkeye sermaye ve döviz girişinin teşvik edilmesi amaçlanmış,
Üretim ve zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar bakımından indirimli kurumlar vergisi uygulaması öngörülmüş,
Vergiye gönüllü uyumun artırılması ve kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması amacıyla yeni bir varlık barışı düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu yönüyle Kanun, yalnızca vergi mevzuatında teknik değişiklikler yapan bir düzenleme olmanın ötesinde; Türkiye'nin yatırım, finans, teknoloji ve hizmet ihracatı alanlarında bölgesel bir merkez haline gelmesine yönelik ekonomik politika hedeflerini destekleyen kapsamlı bir teşvik ve uyum paketi niteliği taşımaktadır. Kanun kapsamında getirilen özellikli teşvik ve avantajlar aşağıda özetlenmiştir.
Türkiye’de Yerleşmiş Sayılan Gerçek Kişiler için 20 Yıl Süreli Gelir Vergisi İstisnası Tanındı
Gelir Vergisi Kanunu’na ilave edilen Mükerrer 20/D düzenlemesi ile, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla (Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması hali hariç) Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratların yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olduğu, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun ilgili maddesine ihdas edilen hüküm ile bu istisnadan yararlananların istisna için öngörülen süre içinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı %1 olarak uygulanacağı düzenlendi.
Hüküm ile bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek olup, bu kazançlara ilişkin gider ve maliyetler vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacaktır
İlgili hüküm, 01.01.2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde (04.06.2026) yürürlüğe girdi.
Nitelikli Hizmet Merkezlerine İlişkin Yeni Hukuki ve Vergisel Çerçeve Oluşturuldu
7582 sayılı Kanun ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na “Nitelikli Hizmet Merkezi” tanımı ilave edilerek, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri nitelikli hizmet merkezi olarak tanımlandı.
Hüküm uyarınca bahsi geçen faaliyetler; (a) Nitelikli hizmet merkezleri; finans, yönetim, risk ve hazine yönetimi, muhasebe ve uyum, denetim, teknoloji ve dijital dönüşüm, veri analitiği, hukuk, insan kaynakları, eğitim ve marka yönetimi gibi grup içi destek hizmetleri ile (b) satış, satış sonrası hizmetler, teknik destek, araştırma ve geliştirme, tedarik ve ürün geliştirme süreçlerine ilişkin koordinasyon ve yönetim faaliyetlerini yürütebilecektir.
Kurumlar Vergisi Kanunu’na ilave edilen 10/j hükmü ile Nitelikli Hizmet Merkezlerinin, yukarıda sayılan faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebileceği düzenlendi. Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır.
Bu faaliyetleri doğrudan ifa eden çalışanlar ise Nitelikli Hizmet Personeli olarak sınıflandırılmış, Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklik ile Nitelikli Hizmet Personelinin elde ettiği ücret kazancının brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna tutulmuştur.
Öte yandan yukarıda (a) bendinde belirtilen nitelikli hizmetler için uygulanan indirimin, yurtiçi asgari kurumlar vergisi hesaplamasında indirim konusu yapılabileceği de hükme bağlanmıştır.
Transit Ticaret Faaliyetleri ve Yurt Dışındaki Malların Alım Satımına Aracılık Hizmetlerinden Kurumlar Vergisi İndirimi Getirildi
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yapılan değişiklik ile, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların, kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması şartıyla, %95’inin kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecektir.
İlgili hüküm 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İstanbul Finans Merkezi'ne İlişkin Diğer Önemli Değişiklikler Yapıldı
7582 sayılı Kanun ile İstanbul Finans Merkezi ("İFM") bünyesinde faaliyet gösteren katılımcılara yönelik mevcut teşvik mekanizması güçlendirilmiş ve bazı teşviklerin uygulama süreleri uzatılmıştır.
Kanun kapsamında, İFM'de faaliyet gösteren kurumlar bakımından çeşitli vergi avantajları öngörülmektedir. Bu kapsamda, Nitelikli Hizmet Merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançlar ile transit ticaret faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için %95 olarak uygulanan kurumlar vergisi matrah indirimi, İFM'de katılımcı belgesi ile faaliyet gösteren kurumlar bakımından %100 olarak uygulanacaktır.
Benzer şekilde, Nitelikli Hizmet Merkezlerinde istihdam edilen Nitelikli Hizmet Personeline yönelik gelir vergisi istisnası da İFM katılımcıları bakımından daha avantajlı hale getirilmiştir. Buna göre, brüt asgari ücretin üç katı olarak belirlenen ücret istisnası üst sınırı, İFM bünyesinde faaliyet gösteren Nitelikli Hizmet Merkezleri bakımından brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.
Kanun ile ayrıca, İFM kapsamında yürütülen finansal hizmet ihracı faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanan %100 oranındaki kurumlar vergisi indiriminin uygulanma süresi 31 Aralık 2047 tarihine kadar uzatılmıştır.
Öte yandan, katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM'de bulunan merkez ve şubeleri bakımından Harçlar Kanunu kapsamında uygulanan finansal faaliyet harcı istisnasının süresi beş yıldan yirmi yıla çıkarılmıştır.
Bu değişiklikler ile İFM’nin uluslararası finans kuruluşları ve çok uluslu şirketler açısından daha öngörülebilir ve rekabetçi bir yatırım ortamı sunmasının hedeflendiği görülmektedir.
Üretim ve Zirai Üretim Kazançları için Kurumlar Vergisi Oranı Düşürüldü
7582 sayılı Kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların bu faaliyetlerden elde ettikleri kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmiştir.
Ancak bu kapsamda indirimli orana tabi tutulan kazançlar bakımından ihracat kazançlarına uygulanan ilave 5 puanlık indirimden yararlanılması mümkün olmayacaktır.
Düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Çalışanlara Verilen Pay Senetlerine Yönelik İstisna Yeniden Düzenlendi
02.08.2024 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanun ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce çalışanlarına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücretini aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna tutulmuştu. 7582 sayılı Kanun ile istisna sınırı o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarının iki katı olarak düzenlendi.
Bu yolla edinilen pay senetlerinin çalışanlar tarafından elden çıkarılması halinde vergilendirilmesine yönelik olarak ise elde tutma süresine istinaden değişen oranlarda kademeli bir istisna düzenlemesi getirildi. 7582 sayılı Kanun ile bu süreler ve istisna oranları çalışanlar lehine aşağıdaki şekilde revize edildi;
Ø iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı,
Ø üç ila dört yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i,
Ø beş ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i
vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edileceği hükme bağlandı.
Düzenleme yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Kamu Alacaklarında Tecil Süreleri Uzatıldı, Taksit Sınırı Yükseltildi
Kamu alacaklarının yapılandırılması ve tahsilinde mükellefler lehine önemli bir esneklik sağlanarak kamu alacaklarının tecilinde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış, teminatsız tecil edilebilecek tutar sınırı ise elli bin Türk Lirası yerine bir milyon Türk Lirası olarak yeniden belirlenmiştir.
Sonuç ve Değerlendirmelerimiz
Kanun ile getirilen düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türkiye'nin uluslararası yatırım, finans, teknoloji ve hizmet ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir ekonomik politika yaklaşımının benimsendiği görülmektedir.
Özellikle Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi, transit ticaret kazançlarına yönelik teşvikler, İFM’ye sağlanan ilave avantajlar, yurt dışı kaynaklı gelirler için getirilen istisnalar ve üretim faaliyetlerine yönelik kurumlar vergisi avantajları birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye'nin bölgesel yönetim, finansman, tedarik zinciri ve yüksek katma değerli hizmet faaliyetleri bakımından daha rekabetçi bir merkez olarak konumlandırılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Yeni düzenlemelerin özellikle çok uluslu şirketlerin grup yapılanmaları, hizmet modelleri, finansman akışları ve çalışan teşvik planları bakımından önemli etkiler doğurması beklenmektedir.
Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması halinde her zaman bizimle iletişime geçebilirsiniz.
KEY TAX AND INVESTMENT INCENTIVES INTRODUCED BY LAW NO. 7582
Law No. 7582 on Amendments to Certain Laws (“Law No. 7582, the Law”), which had been the subject of extensive public discussion for some time, was published in the Official Gazette dated 4 June 2026 and numbered 33270 and entered into force on the same date. Law No. 7582 introduces significant amendments to Turkish tax and investment legislation with the aim of supporting Türkiye’s adaptation to current economic developments, contributing to the objectives of the Medium-Term Programme and broader economic policies, enhancing international competitiveness, promoting economic growth and improving the balance of foreign trade.
When considered as a whole, the Law reflects a broader economic policy aimed at positioning Türkiye as a more attractive hub for international capital, investment and highly qualified talent. In this regard, the Law seeks to encourage foreign capital inflows, strengthen service exports, support manufacturing and export-oriented activities, promote high value-added investments and foster the development of Türkiye’s technology and entrepreneurship ecosystem.
Accordingly, the Law:
· introduces a new Qualified Service Centre (“QSC”) model designed to enable multinational groups to provide intragroup management, finance, technology, human resources and similar services from Türkiye,
· grants significant tax incentives for income derived abroad by QSCs and for salaries paid to qualified personnel employed by such centres;
· introduces tax incentives for income derived from offshore trading activities and intermediary services relating to international trade transactions;
· extends the duration of tax incentives available within the Istanbul Finance Centre (“IFC”) framework with a view to strengthening its international competitiveness;
· introduces a long-term income tax exemption for foreign-source income earned by individuals who become tax resident in Türkiye, thereby encouraging foreign capital and foreign currency inflows;
· provides for a reduced corporate income tax rate in respect of income derived from manufacturing and agricultural production activities; and
· introduces a new asset repatriation regime aimed at encouraging voluntary tax compliance and bringing unregistered assets into the formal economy.
In this respect, the Law goes beyond introducing merely technical amendments to tax legislation and constitutes a comprehensive package of incentives and economic measures designed to support Türkiye’s strategic objective of becoming a regional hub for investment, finance, technology and high value-added services. The principal incentives and advantages introduced by the Law are summarised below.
Introduction of a 20-Year Income Tax Exemption for Certain Individuals Becoming Resident in Türkiye (a Non-Dom Regulation)
Pursuant to Repeated Article 20/D added to the Income Tax Law, income and earnings derived outside Türkiye by individuals deemed to be resident in Türkiye shall be exempt from income tax for a period of twenty years, provided that such individuals have neither maintained a domicile nor been subject to tax residency in Türkiye during the three calendar years preceding the year in which they become resident in Türkiye (excluding tax liability arising solely from Turkish-source real estate income, movable capital income or capital gains). Furthermore, pursuant to the amendment introduced to the Inheritance and Gift Tax Law, transfers of assets by inheritance occurring during the exemption period will be subject to inheritance tax at a rate of 1%.
The Law further provides that such income will not be included in an annual income tax return and that expenses and costs relating to exempt income may not be taken into account in determining taxable income.
The relevant provision entered into force on 4 June 2026 and applies to individuals deemed resident in Türkiye as of 1 January 2026.
Introduction of a New Legal and Tax Framework for Qualified Service Centres
Law No. 7582 introduces the concept of a Qualified Service Centre into Law No. 4875 on Foreign Direct Investment. A QSC is defined as a capital company established to provide services to related companies or a corporate group actively operating in at least three different countries and deriving at least 80% of its annual revenues from affiliated companies or group entities located abroad.
The activities that may be carried out by QSCs are grouped under two categories:
(a) intragroup support services, including finance, management, risk and treasury management, accounting and compliance, audit, technology and digital transformation, data analytics, legal services, human resources, training and brand management, together with coordination and management services relating to such activities; and
(b) coordination and management services relating to sales, after-sales services, technical support, research and development, procurement and product development activities.
Pursuant to Article 10/j added to the Corporate Income Tax Law, 95% of the income derived abroad by QSCs from the activities listed above may be deducted from the corporate income tax base. This deduction will be available for twenty fiscal periods commencing from the fiscal period in which the QSC begins operations, provided that the relevant income is transferred to Türkiye by the deadline for filing the corporate income tax return for the relevant fiscal year.
In addition, the deduction applicable to the qualified services listed under item (a) above may also be taken into account in the calculation of the domestic minimum corporate income tax base.
Employees directly engaged in these activities are classified as Qualified Service Personnel. Pursuant to the amendments made to the Income Tax Law, the portion of salary income earned by Qualified Service Personnel not exceeding three times the gross minimum wage will be exempt from income tax.
Corporate Income Tax Deduction for Transit Trade and Intermediary Services Relating to Offshore Trading Activities
Pursuant to the amendment made to Article 10 of the Corporate Income Tax Law, 95% of income derived from the sale of goods purchased abroad without being brought into Türkiye, or from intermediary services relating to the purchase and sale of goods abroad, may be deducted from the corporate income tax base, provided that:
Ø the relevant income is transferred to Türkiye by the deadline for filing the corporate income tax return for the relevant fiscal year; and
Ø both the seller and the purchaser of the goods subject to the intermediary activity are located outside Türkiye.
The relevant provision entered into force on 4 June 2026 and applies to corporate income derived in taxation periods commencing on or after 1 January 2026, for returns to be filed as of 1 July 2026.
Amendments Relating to the Istanbul Finance Centre
Law No. 7582 strengthens the existing incentive framework available to participants operating within the Istanbul Finance Centre (“IFC”) and extends the duration of certain incentives.
Under the new rules, the 95% corporate income tax deduction available for income derived abroad by QSC’s and for transit trade income will apply at a rate of 100% for entities operating in the IFC with a participant certificate.
Similarly, the income tax exemption available to Qualified Service Personnel employed by Qualified Service Centres has been enhanced for IFC participants. Accordingly, the salary exemption threshold, which is generally limited to three times the gross minimum wage, will apply as five times the gross minimum wage for Qualified Service Personnel employed by QSCs operating within the IFC.
The Law also extends until 31 December 2047 the application period of the 100% corporate income tax deduction available for income derived from the export of financial services carried out within the IFC.
In addition, the exemption from financial activity fees under the Fees Law applicable to the headquarters and branches of financial institutions holding participant certificates within the IFC has been extended from five years to twenty years.
These amendments are intended to enhance the attractiveness of the IFC as a more predictable and competitive investment environment for international financial institutions and multinational enterprises.
Reduced Corporate Income Tax Rate for Manufacturing and Agricultural Production Activities
Pursuant to the amendment made to Article 32 of the Corporate Income Tax Law, the corporate income tax rate applicable to income derived exclusively from manufacturing activities carried out by corporations holding an industrial registration certificate and actively engaged in manufacturing, as well as income derived from agricultural production activities, has been reduced to 12.5%.
However, income benefiting from this reduced rate will not be eligible for the additional five-percentage-point corporate income tax reduction applicable to export income.
The amendment entered into force on the date of publication and will apply to income derived in the 2027 and subsequent taxation periods.
Revision of the Tax Exemption Applicable to Employee Share Incentive Schemes
Under Law No. 7524, which entered into force on 2 August 2024, shares granted free of charge or at a discount by employers qualifying as technology start-ups under criteria determined by the Ministry of Industry and Technology were exempt from income tax up to an amount equal to the fair market value of such shares not exceeding the employee’s annual gross salary.
Law No. 7582 increases this threshold to an amount equal to two times the employee’s annual gross salary.
The Law also revises the claw-back mechanism applicable upon disposal of such shares and introduces a more favourable regime for employees. Accordingly, where shares are disposed of:
Ø within two full years from the acquisition date, 100% of the exempted tax;
Ø between three and four years from the acquisition date, 75% of the exempted tax; and
Ø between five and six years from the acquisition date, 25% of the exempted tax,
shall be collected from the employer together with late payment interest, without the imposition of a tax loss penalty.
The amendment entered into force on the date of publication.
Extension of Deferral Periods for Public Receivables and Increase of the Instalment Threshold
The Law introduces significant flexibility for taxpayers in relation to the restructuring and collection of public receivables. Accordingly, the maximum deferral period for public receivables has been extended from 36 months to 72 months, while the threshold for receivables that may be deferred without requiring collateral has been increased from TRY 50,000 to TRY 1,000,000.
Conclusion
When considered as a whole, the amendments introduced by Law No. 7582 reflect a comprehensive economic policy aimed at strengthening Türkiye’s position within the international investment, finance, technology and services ecosystem.
In particular, the Qualified Service Centre regime, the incentives for transit trade activities, the additional advantages granted to the Istanbul Finance Centre, the exemptions introduced for foreign-source income and the reduced corporate income tax rate applicable to manufacturing activities collectively demonstrate Türkiye’s intention to position itself as a more competitive regional hub for management, financing, supply chain and high value-added service activities.
The new rules are expected to have significant implications for multinational groups, particularly in relation to group structures, service models, financing arrangements and employee incentive schemes.
Should you have any questions regarding the matters discussed above, please feel free to contact us.